Temel Psikolojik İhtiyaçlar

Öz-Belirleme, bireyin davranışlarını düzenlemesinde ve karar almasında dış faktörlerden çok içsel dinamikleriyle harekete geçmesi ve özgür seçimler yapabilmesine “öz-belirleme” denmektedir.  Kurama göre, doğası gereği gelişim eğilimi taşıyan insanlar, bu eğilimin ortaya çıkması için, içinde yaşadıkları sosyal bağlam tarafından desteklenmesi gereken, evrensel ve doğuştan gelen üç temel psikolojik ihtiyacı paylaşırlar. Bu ihtiyaçlar: yeterlilik, ilişki ve özerkliktir. Eğer bu üç evrensel ihtiyaç yeterince karşılanırsa kişi kendi potansiyelinin en üst seviyesine ulaşabilmektedir.

Deci ve Ryan’ın Öz-Belirleme Kuramı, insanların bu ihtiyaçlarının tatmini ölçüsünde psikolojik bir iyi olma düzeyine sahip olduklarını öne sürmektedir. Özerklik ihtiyacı kişinin hayatındaki aktivitelerde seçme şansını ifade etmektedir. Kişinin davranışlarını belirleyebilmesi ve bağımsız olarak karar verebilmesi anlamına gelmektedir. Özerklik ihtiyacı, içsel motivasyonun oluşturulmasında yeterlilik ihtiyacı gibi temel bir yapı taşıdır. Birey yaptığı işte ne kadar iyi olursa olsun, o işi yapmayı istemiyorsa, özerk karar verilmiş motivasyon oluşmayacaktır. Özerklik ihtiyacı, bazı çevreler tarafından birerselleşmeyi beraberinde getiren ve bireyin toplumdan bağımsız hareket etmesine yol açan bir kavram olarak algılanmıştır. Bu nedenle bütün kültürlere uygun olmadığı, dolayısıyla evrensel olmadığı ileri sürülmüştür ( Iyenger.,1999). Ancak özerklik, bireylerin yaptığı işi kendisi istediği için yaptığını duyumsamasıyla ilgilidir. Burada önemli olan nokta, yapılan iş dışsal bir zorlama olsa dahi bireyin kendi benliğiyle örtüşmesidir. Motivasyon için önemli bir gösterge olan özerk karar verme (özgür iradenin kullanımı) özerklik ihtiyacının karşılanması ile yakından ilişkilidir. Özerk karar verebilen bireyler kendi hedeflerini tanımlayabilir, bu süreçte kendi varlığını gösterebilir ve çevresini kendi gereksinimlerinden haberdar edebilir, gerektiğinde haklarını ve seçimlerini savunabilir; böylece hayatının kontrolünü kendi eline alabilir ve seçimlerinin doğurduğu sorumlulukları da üstlenebilir (Ersoy., Güldü., 2008) Bu durumun aksine, özerk karar veremeyen bireyler ise kendilerini dışsal güçlerin bir piyonu gibi hisseder. (Gagne, 2003). Kişi seçme şansına sahip olduğu ölçüde bu ihtiyacı karşılanmaktadır.

İkinci ihtiyaç ise yeterlik ihtiyacıdır ve kişilerin kendi kapasitelerini kullanabilmeleri sonucu ortaya çıkan bir “yeterli olma” durumudur. Başarılı bir şekilde yaptığı işlerin üstesinden gelebilen ve yaptığı işler takdir edilerek yeterliğini fark eden kişilerin bu ihtiyacının karşılandığı düşünülmektedir. Yeterlilik, bireylerin gelişim eğiliminin ve özerk karar verilmiş motivasyonlarının ortaya çıkarılması ve uzun dönemli psikolojik sağlıkları için tatmin edilmesi gereken üç temel psikolojik ihtiyaçtan birisidir (Annaberdiyev D. 2006).  Kişisel yeterlilik kaygılarının kaynakları, bireyin göstermiş olduğu başarı, gözlemlediği bireylerin başarıları ve bireyin kendisinin başaracağı inancıdır. Yeterlilik ihtiyacı, güdülenmenin önemli bir kaynağıdır. Kişinin kendisini çevresine hakim ve istenilen sonuçları ortaya çıkarmakta muktedir hissetmesi ya da bu süreç içerisinde yaptıkları işlerde iyiye doğru geliştiğini hissetmesiyle ilgilidir. (Milyavskaya M, Gingras I, Mageau GA, Koestner R, Gagnon H, Fang J. ve Boiche J. 2009),(Sheldon KM, 2007).

Üçüncü ve son ihtiyaç ise ilişkili olma ihtiyacıdır ve insanların etkileşim içinde olduğu insanlara bağlı olma duygusunu ifade eder. Kişilerin bir ait olma ihtiyacı vardır ve kişiler kendilerini bazı kişi veya gruplara ait hissettiği ölçüde bağlılıkları artacaktır. Bir dine mensup olma, taraftarlık, siyasi parti sempatizanı olma gibi davranışların bu ihtiyacı karşılama güdüsünden ortaya çıktığı ifade edilebilir. İnsan sosyal bir varlıktır, sürekli ve dinamik bir etkileşim içerisindedir. İlişki ihtiyacı bu etkileşim sürecinde, bireyin kendisi için önemli olduğunu düşündüğü kişiler tarafından sevildiğini ve yaşadığı sosyal bağlamın içinde bir gruba ait olduğunu duyumsamasıyla ilişkilidir. (Vlachopoulos SP, 2006). Bireyin, önemli olduğunu düşündüğü kişiler aynı zamanda kendisini yakın hissettiği kişilerdir. Birey kendisini yakın hissettiği kişilerden bu ihtiyacını karşılayabilmesi, koşulsuz sevgi ve bireyin olduğu gibi kabul edilmesiyle mümkün olabilir. (Ntoumanis N, Edmunds J. ve Duda J L., 2009) Bununla birlikte bireyin, bu kişilerden gelebilecek duygusal destek ve yardıma güvenebilmesi de ilişki ihtiyacı için temel oluşturmaktadır. ihtiyacın karşılanmasında karşılıklı yardımlaşma, saygı ve güven önemli bir yer tutar. (Deci EL, Ryan RM, Gagné M, Leone DR., Usunov J. ve Kornazheva BP. 2001).  Bu ilişki ihtiyacının engellenmesi, bireyin yaşadığı topluma yabancılaşmasına sebep olabilir. Bu ise yalnızlaşmayı geliştirebilir.

Uzm. Klinik Psk.

Merve Cansu Çavuş

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish