Sağlıklı- Sağlıksız Duygular

ADDT, sağlıklı-uygun duygular ile sağlıksız-uygun olmayan duygular arasında bir ayırım yapmaktadır. Sağlıklı duygular, hem istekleri, dilekleri ve tercihleri vurgulayan duyguları hem de bireyin istekleri engellendiği zaman doğal olarak oluşan duyguları ifade etmektedir. Sağlıklı olumlu duygular, sevgi, mutluluk, keyif, merak gibi duyguları; sağlıksız olumsuz duygular ise üzüntü, pişmanlık, can sıkıntısı, hoşnutsuzluk gibi duyguları içermektedir. Bu duygular hayatta neyin daha az ve neyin daha çok istenip elde edileceği konusunda bireyi motive eder. Depresyon, kaygı, umutsuzluk, yetersizlik, değersizlik gibi duygular sağlıksız olumsuz duygular olarak görülür. Bu duygular sadece olumsuz şartları değiştirme konusunda bireye yardım etmemekle kalmaz, aynı zamanda bu şartları daha kötüye de yönlendirir (Çivitçi, vd., 2009). Örneğin; birisi tarafından reddedilmiş olan bir birey önce kendisini sağlıklı bir duygu olarak üzgün hisseder, ancak daha sonra bu reddedilme konusunda sağlıksız olarak depresif duygular yaşar. Kendine acıma, sızlanma, hareketsiz kalma ve kabul görmek için çaba göstermeme gibi eğilimler taşır. Arkadaşının haksız bir davranışına maruz kalan bir birey, kendisini çok öfkeli hissedebilir ve bu arkadaşına karşı çok kötü bir biçimde davranmak üzere kendini kolaylıkla kışkırtabilir (Ellis, 1979b; Nelson-Jones, 2000). Sağlıksız olumsuz duygular, bireylerin mutlak talepleri ile istek ve tercihlerini çarpıtan katı zorunluluklarından kaynaklanmaktadır (Ellis, 1979b). Sağlıklı olumsuz duygular akılcı-mantıklı inançlarla, sağlıksız olumsuz duygular ise akılcı olmayan inançlarla ilişkilidir. Buna göre kaygıya karşı endişe, depresyona karşı üzüntü, suçluluğa karşı pişmanlık, utanç duymaya karşı hayal kırıklığı ve öfkeye karşı can sıkıntısı sağlıklı olumsuz duygular olarak nitelendirilmektedir (Dryden ve Ellis, 1988).

Sağlıklı olmayan olumsuz duygulara, fizyolojik açıdan, birçok otonom sinir sistemi belirtisi eşlik eder. Davranışsal açıdan, kişinin kendisine zarar veren birtakım davranışlara yol açabilirler ya da kişinin sorun çözme becerilerini ketleyebilirler; dolayısıyla kişi kitlenip kalmış, sıkışmış, çaresiz, eli kolu bağlı bir durumda kalabilir. Bilişsel açıdan, aşırı yüklü, akılcı olmayan düşüncelerle birlikte bulunurlar (Köroğlu, 2011).

ADDT, bireyin akılcı olmayan inançları ile mücadele etmesine yardım ederek psikolojik rahatsızlığı ile ilişkili değersizlik, kendine acıma, kaygı, öfke gibi sağlıksız olumsuz duygular yerine, psikolojik sağlıkla ilişkili olan üzüntü, pişmanlık, can sıkıntısı gibi sağlıklı olumsuz duygular yaşamasını kolaylaştırmaya çalışmaktadır (Ellis, 1973).

Uzm. Klinik Psk. Merve Cansu Çavuş

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish