Öz Anlayış: Kendimize İyi Davranalım

Öz-anlayışın(self-compassion) tanımı daha genel olan “anlayışlı olmak”(compassion) tanımından farklı değildir. Anlayış, diğer bireylerin üzüntülerine karşı açık ve duyarlı olmaktır. Aynı zamanda karşımızdakilere karşı sabır, nezaket ve yargılayıcı olmayan bir anlayış sunmak, insanların kusursuz olmadıklarının ve hatalar yapabildiklerinin farkında olmaktır (Özyeşil, 2011). Bireyin acı ve başarısızlık durumlarında kendini eleştirmekten ziyade kendine özenli ve anlayışlı davranmayı, yaşadığı olumsuz deneyimlerinin, insanoğlunun yaşamının bir parçası olarak görmeyi, olumsuz duygu ve düşüncelerin üstünde fazlaca durmaktansa mantıklı bir bilinçle başa çıkması olarak tanımlanabilir (Neff, 2003b).

Bir kişinin öz-anlayışlı olması demek, o kişinin imkanı olduğunda öncelikle acı verecek durumlardan kendini koruması, önlem alması demektir. Dolayısıyla, öz-anlayış, insanın iyi durumda olmasını sağlayacak önleyici davranışların arttırılmasına öncelik vermesini esas alır ve kişinin bilinçli olarak duygularının farkında olmasını ve böylelikle acı veren duyguları yok saymak yerine anlayışla karşılaması gerekliliğini ifade etmektedir (Bennett-Goleman, 2001; Kabat-Zinn, 1994; Kornfield, 1993; Salzberg, 1997; Akt: Neff, 2003a). Öz-anlayışlı bireylerin dengeli ve düşünceli hali, onların stresten uzaklaşmak için etkili adımlar atmalarına yardımcı olur. Öz-anlayış, başarısızlık durumunda, insan deneyiminin birparçası olarak, tecrübeleri algılayarak ve acı duyguları dikkatli farkındalıkta (awaraness) tutarak kişinin kendisine anlayışlı ve nazik olmasını gerekli kılar. Özanlayışa sahip bireyler daha az başarısızlık korkusuna sahip olurlar ve daha büyük farkındalık (awaraness) yeteneğine sahiptirler (Neff, Hsieh & Dejıtterat, 2005).

Öz – anlayış aynı zamanda öznel iyi oluşunda bir yordayıcısıdır, bundan dolayı yüksek öz anlayışa sahip bireyler acımasız (şiddetli) öz yargılama, olumsuz duygu ve düşüncelerin abartılması gibi duygulara sahip olmadıkları için düşük öz anlayışa sahip bireylerden psikolojik olarak daha sağlıklı ve daha yüksek düzeyde yaşam doyumuna sahip olmaları beklenir (Neff 2003b). Öz- anlayışla da ilişkili olan öznel iyi oluş bireyin yaşamı ‘olumlu’ biçimde değerlendirmesini gerektirir. Buna ek olarak öz-anlayış kavramı yeni olmasına rağmen, Neff’in öz-anlayış ölçeği kullanılarak yapılan ölçümlerde, öz-anlayışın kendini kabul, yaşam doyumu, sosyal ilişki, benlik saygısı, düşüncelilik, özerklik, çevresel hakimiyet, yaşamın amacı, kişisel gelişim, yansıtıcı ve etkili akıl, merak ve araştırmacı bir yaşam, mutluluk ve iyimserlik gibi psikolojik iyi olmanın halihazırda çok sayıda özelliği ile aralarında olumlu ilişkiler ortaya çıkarken; depresyon, kendini eleştirme, nevrotizm, derin düşünme, bastırılmış düşünme ve nevrotik kusursuzlık ve anksiyete ile öz-anlayış arasında negatif ilişki ortaya çıkmıştır (Kirkpatrick, 2005).

Uzm. Klinik Psk.

Merve Cansu Çavuş

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish